Yüklüyor...

Tecrübe Bankası

Tecrübe Tipi: Diğer / 29 Kasım 2010
Şehir: MUĞLA
Paylaşan: serdar Doğan
Kalkıştan Önce Son KOntrollerin Önemi

09.09.2010-11.09.2010 tarihleri arasında arkadaşlarımızla SIV eğitimine gittiğimizde Fethiye de başıma gelen tehlikeyi bende paylaşayım istedim.

1. gün kalkış pistinde tandem plotları arkadaşlarımızın bizleri pistte sıkıştırması ile sitresli kalkışlar yaşadık. Çünkü bize eğitmenlerimiz sürekli olarak kalkış esnasında diğer pilotlara yardımcı olmamız, bizden önce kalkacak pilotlara saygılı olmamız, onları mümkün olduğunca rahatsız etmememiz gibi pek çok konuda sürekli olarak eğitim verdiler. Tabiki bizde bu düşüncelerle fethiyeye gittiğimizden ve alışık olmadığımız davranışlarla karşılaşınca sitres olduk. Bütün bu olumsuzluklara rağmen SIV eğitimlerimizi yapmaya başladık.

Ancak ben bu sitresten ve SIV heayacanından yapmamam gereken bir şeyi yaptım ve çok ciddi bir kaza tehlikesi atlattım.

1700 mt pistine Kanadımı serdim, Kuşandım hazırlandım, Bir önceki uçuşta eldivenimi takmadığım için sağ elimde sıyraklar olması nedeni ile sağ fren ipini elimden bırakarak eldivenlerimi elime giydim. Sonra fren ipini aldım ve kalkışımı yaptım. Ben eldiveni giydiğim sırada sağ fren ipinin sağ kolon iplerinin arasında defalarca dolandığını fark etmedim. Tabi bu şekilde kalkınca kanadım kalkıştan sonra sağ tarafa frenli kalkmış oldu. Kanadım 1700 metre pistinin sağ tarafında bulunan kayalıklara doğru dalışa geçti. Bu esnada çok heyecenlı bir şekilde Telsizimden Ufuk Kardeşimizin düğüm olduğunu ve pompa yapmam gerektiği anonsunu duydum. Ancak ne pompa yapacak irtifam ve nede zamanım oldu çünkü yamaca daha çok yakındım. Ufuk kardeşimin telsiz anonsuyla Sol fren ve vücut ağırlığımı sola basarak kayalıkları silme çıktım. Tekrardan Fren ipini kurtarmaya çalışırken kanadım tekrar sağa daldı bu sefer yine ufuk kardeşimin telsiz anonsu ile yamaçta bulunan ağaçların arasından çıkarak toparladım. Yamaçtan sol fren ve ağırlıkla açıldıktan sonra epey ce bir efor sarfederek fren ipini dolandığı kolonlardan çıkarta bildim. O gün başıma gelen bu tehlikeli durum bana zorunlu SIV oldu. Bu tehlikeli durumum bana Kalkıştan önceki son kontrollerin ne kadar önemli olduğunu, yer çalışmalarının ne kadar önemli olduğunu bir kez daha öğretti.

Buradan Ufuk Aslan Hocamıza tekrardan çok teşekkür etmek istiyorum. Ufuk kardeşim çooooook teşekkkürler.

Yorumlar
Amaç UKAV - 30 Kasım 2010 - 23:41
Serdar Abi ile de uzun uzun konuştuk aslında bu konuyu ama tekrar bişeyler söylemek istedim. Ölüdeniz'de bir tandem pilotu ile kavga etmek, Kızılay'da bekleyen taksiciler ile kavga etmekten farksız bence, yani hiçbir işe yaramaz. Sadece sinir bozukluğu. Sonuçta biz ölüdeniz'e zevk aldığımız bir sporu yapmak için gidiyoruz. Yukarı çıkış ve takeoff da beklemek ( son ölüdenizde 4 saat aç bekledik ) dahil sporun bütün anlarından zevk alabilmeliyiz.( rahat ve konforlu uçuşlar için THY tercih ediniz ) Çünkü bunlar bu işin doğasında var, bu spor bu yüzden güzel. Güzel bir uçuş, sonrasında bira keyfi ve uçuş geyiklerini özlemeyen var mı ? Bu sporu neden yaptığımızı unutmazsak, kalkışa ve uçuşa daha iyi konsantre oluruz... Bu da daha iyi bir uçuş deneyimi demek.... Sonuçta: sevgi, barış, aşk, çicek, börtü, böcek...:)
Gökçe Altay - 05 Aralık 2010 - 05:28
Serdar abi bu kazayı gözlerimin önünde atlattığında, betimiz benzimiz atmıştı. Neyse ki ucuz atlatıldı. Bir daha olmaması dileğiyle... Amaç'a aynen katılıyorum (gülmekten :P ) Şaka bir yana bu sporda ne kadar cefa, o kadar sefa demek sanırım. Amaç, Kutlu ve Kutberk ile son Fethiye turumuzda, hypothermia olmak üzereyken gülmekten katılmamız da bu yüzdendir. Seviyoruz bu işi bre! Yüksek semalarda birlikte uçmak ve buz gibi biraları dostlarla yuvarlamak dileğiyle...